Mevzubahis ben isem hemen her şey teferruâttır.
Bağlantılar
Dörtlük
Yıkılupdur bu cihan sanmaki bizde düzele
Devlet-i çerh-i denî verdi kamu müptezele
Şimdi ebvâb-ı saadetle gezen hep hezele
İşimiz kaldı hemân merhamet-i Lem Yezel'e.

Bu dörtlük, III. Selim öldürüldüğünde kaftanının cebinde bulunmuştur. Yazarı da III. Selim'in babası III. Mustafa'dır.

Diyanet Takvimi

Şubat ayının diğer aylara nazaran daha az güne sahip olmasının hikâyesi oldukça ilginçtir.

Şu an kullanılan Güneş Takvimi'nin bir benzerini Mısırlılar kullanmaya başlamıştı. Mısırlıların kullandığı takvimde 30'ar günlük 12 ay bulunuyordu. Kalan 5 günü de takvime dahil etmeyip şenlik günleri olarak kutluyorlardı. Mayalar da buna benzer bir çözüm bulmuşlardı ama onlar kalan 5 günü keder günleri olarak geçirirlerdi.

İşte bu Mısır takvimini Jül Sezar kendi ülkesindeki ay takviminin yerine koydu. O zamana kadar Roma'da kullanılan ay takviminde 7 ay 29 gün, 4 ay 31 gün ve 1 ay 28 gün sürmekteydi. 28 günlük bu ayın adı Februarius'tu. Şimdiki Şubat yani. 13 aylık bu takvimdeki gün sayısı 355 günü veriyordu.

Neticede Jülyen Takvimi olarak bilinen bu güneş takvimi Roma'da kullanılmaya başlandı. Buna göre 6 ay 30 gün 6 ay 31 gün yapılarak artan 5 gün de aylara eklenmiştir. Ancak bu durumda bir yıl 366 gün olacağından Şubat ayından bir gün alınmış ve 29 güne düşürülmüştür. 4 senede bir oluşan 1 gün fazlalık da Şubat'a eklenmiş ve 4 senede bir de olsa 30 gün sürmesi sağlanmıştır.

"Neden başka bir aydan değil de Şubat'tan alınmıştır o bir gün?" sorusunun cevabı ise şöyle: O zamanlarda yılbaşı Mart ayıdır. Şubat da son ay olduğundan kabak onun başına patlamıştır. Fakat Şubat'ın makûs talihi bununla sınırlı kalmamıştır.

Jül Sezar'ın bu takvim reformu nedeni ile senato bir ayın ismini ona ithaf etmiş ve bizim Temmuz olarak bildiğimiz aya Sezarın ismi olan Julius adı verilmiştir.

Jül Sezar'ın bu takvimini düzenleyen kurumlar 3 senede bir artık yıl uygulaması yapınca takvimde bozulma meydana gelmiştir. O zamanki Roma İmparatoru Augustus da 12 yıl boyu artık yıl uygulamasını kaldırarak takvimi eski haline getirmiştir. Bunun karşılığı olarak da o zamanki adı Sextilis olan ve 6. aya denk gelen ayın adını Augustus yapmıştır. Yani bildiğimiz Ağustos. "Jül Sezar'ın ayı Julius 31 günken, Augustus'un ayı Augustus 30 gün olur mu hiç?" diyerek kendi ayını da 31 güne çıkarmıştır. Bu fazla bir günü bulabilmek için başvuru adresi yine zavallı Şubat'tır. Böylece Şubat 28 güne düşmüştür. Allahtan 4 yılda bir artık yıllarda 29 gün olmasına kimse karışmamıştır.

Takvimimizdeki son düzenlemelere gelelim. İmparator Konstantin 7 günlük hafta sistemini getirmiş ve yıl başlangıcını Mart'tan alıp Ocak'a vermiştir. O zamanlar Ocak'ın adı Janus'tur ve Aziz Janus'tan gelmektedir. Herhalde bir saygı ifadesi olarak yapılmıştır. Yoksa durduk yere neden Ocak birinci ay olsun?

En son olarak da Papa 13. Gregory dakika farkları nedeni ile 10 günlük bir sapmaya uğramış bu takvimi, 4 Ekim 1582'den sonraki gün 15 Ekim 1582'dir diyerek düzeltmiştir.

Gregoryen Takvimi olarak bilinen bu takvimde senede 10,8 saniyelik bir hata oranı mevcuttur. Bu da göz ardı edilebilecek kadar küçük bir hatadır.

Yukarıda anlattığım Şubat'tan gün çalınması durumunun Jül Sezar ve Augustus zamanında değil de Papa 13. Gregory zamanında yapıldığını yazan yerler de var. Sonuçta Şubat'ın hakkı hep yenilmiştir o zamanlar son ay olduğundan. Halbuki şimdiki son ayımız Aralık 31 gün sürmektedir.

Bu yazıyı internet üzerinden edindiğim bilgiler ve 29 Şubat 1996 Perşembe gününe ait bir Milliyet Gazetesi kupüründen faydalanarak yazdım. O kupürde takvimler ile ilgili başka enteresan bilgiler de var. Bir ara onları da yazarım artık.

Büyük bir tesadüf eseri bugün uluslararası takvim ve saatin ülkemizde kabulü imiş. 26 Aralık 1925'te Miladi Takvim'e geçmişiz yani. Onu da resmi eklerken fark ettim.

Favorilere Ekle. Delicious'a Ekle. Digg This. Facebook'ta Paylas. Google Favorilere Ekle Reddit Yahoo Favorilere Ekle Stumble It. Nedir?

Yazan: Tolga
Kategoriler: Kategori Dışı
Tolga K. 12/28/2009 6:39 PM
Doğrusu bundan pek fazla bir şey bilmiyorum bu konu hakkında. Siz "Rûmî takvim aslında jülyen takvimidir." deyince aklıma takıldı da araştırdım. Neden geri çekmişler tarihi ben de anlamadım. Şu adreste de değişik bir şeyler yazıyor ki hepten şaştım. :) http://www.enfal.de/tarih31.htm
Uğur Mustafa Dinç 12/28/2009 11:04 AM
Doğru yahu, Rûmî takvim 17. yüzyılda kabul edilmiş diye hatırlıyorum. Gregoryen devrim ise belirttiğiniz gibi 16'ıncıda vuku bulduğuna göre, Rûmî takvimin 13 gün geriden başlaması şimdi pek makul durmuyor. ... Pekeyü, 1840 sene-i mîlâdiyesinde niçün geri çekmişler Rûmî takvîmi? Bunın illeti (nedeni, sebebi) ne ola ki? İşbu icraat, hiç de mantıklu bir icraat gibi durmamaktadur. (17. yüzyıl öncesi Anadolu Türkçesi taklidimi burada kapatıyorum. :D ) ... Siz Rûmî ve hicrî takvim meselesini de epey iyi biliyorsunuz sanırım. İsterseniz ayrı bir yazıyla cevaplayın, isterseniz burada cevap verin, ikisine de şimdilik vaktiniz yoksa da elbette siz bilirsiniz. :) ... Saygılar, selâmlar. ... Hâşiye: İsmimi hep farklı yazıyorum bu aralar, çünkü karar aşamasındayım. Bu, inşaallah geçici bir vaziyet idi, artık Uğur Mustafa Dinç diye imzalayacağım yorumlarımı.
Tolga K. 12/27/2009 7:49 PM
Şöyle bir durum var. Rûmî takvim ile miladi takvim arasındaki 13 günlük fark 13 Mart 1840'da tarihin 1 Mart 1840'a çekilmesi nedeni ile olmuş. Jülyen takvimi, miladi takvime göre 128 yılda 1 gün hata verir. Bu da 1582'den beri 3 gün kayma yaptığını gösterir. 1582'de 10 gün olan fark, şimdi 13 gün yani. Karışık işler. :)
Uğur Mustafa Dinç 12/27/2009 5:15 PM
Pardon, Gregoryen devrimi diyecektim. Hay Allah.
Uğur Mustafa Dinç 12/27/2009 5:14 PM
Çok ilginç. Yani gün farkına ilaveten, Rûmî takvim sistem olarak da Jülyen devrimini yaşamamış. Buradan bu sonucu çıkardım şıppadanak. :)
Tolga K. 12/26/2009 10:29 PM
Güneş takviminin tercih nedeni mevsimlerle alakalı tabii. Bu arada rûmî takvimin 13 günlük farkı 2100 yılından itibaren 14'e çıkacak. Biz göremeyiz gerçi. :)
Uğur M. Dinç 12/26/2009 5:00 AM
Ben de bir şeyler ekleyeyim Tolga Bey. ... Bizim Rûmî takvimimiz de bir Jülyen takvimidir. Yurtdışıyla olan ticarî ilişkilerin pürüzsüz yürümesi için ay takviminin yanında güneş takviminin de kullanılması gerektiğine karar verilmiş ve bu takvim benimsenmiş. Bu takvimin de başı hicrettir. Ama şöyle ki takvim yürürlüğe konduğu yılki hicrî yılı aynen almışlar ve oradan devam etmişler sanırsam. İsminin de Rûmî olması doğal, çünkü Osmanlılara hem kendileri hem de başkaları tarafından "Türk"ten ziyade, "Rûmî" denirdi. Rûmî yani "Rûm/Roma" diyarının halkı. ... Papa Gregor'un yaptığı "takvimde Gregoryen devrimi" nedense Rûmî takvimimize uygulanmamış. O yüzden Rûmî takvim 13 gün geridir şu anda kullandığımız miladî ve Gregoryen takvimden. Meselâ 31 Mart Vakası, aslında 13 Nisan 1909'da olmuştur! Ama Rûmî takvime nazaran bu tarih 31 Mart 1325 idi. ... Kur'an'da Allah teâlâ bize ay takvimini kullanmamızı (yani sadece onu değil tabii) ve onda ekleme ve çıkarma (nesî) yapmamaklığımızı emreder. Bunun nedeni üzerinde yıllardır düşünmüşümdür: Bir tanesi, yukarıda anlattıklarınızdan da anlaşıldığı üzere, takvim güneşe uydurulmaya çalışıldığında muhakkak ileride ayarlamalar yapılması gerektiği vakıası olabilir mi? Bu ayarlamalar da anlattığınız keyfîliklere yol açabiliyor (imparator Octavian/Augustus'un şubattan gün çalması gibi!) Hele hele İslam öncesi Araplarının ve de bugünkü Yahudilerin yaptığı gibi hem ay takvimini kullanıp hem de ona arada 13. ay filan eklemek (İslam öncesi Arap liderleri haram aylardaki savaş yasağını delmek için ayların kendilerini bile erteleyebiliyorlarmış!), ay takvimini iyice bozar ve eski Arabistanda olduğu gibi tuhaf ve kötücül durumlara yol açar. İşte o yüzden de Allah'ın emrine uygun olarak, Müslümanlar Hz. Peygamber döneminde katıksız bir ay takvimi kullanmaya başladılar: artık takvim kesin ve tartışmasızdı ve keyfiliklere meydan vermiyordu (bazı ayların bugün mü yarın mı girdiği hep tartışmalı olabilmekle beraber), fakat mevsimler önemsenmiyordu bu takvimde. Hicretin 17. yılında Hz. Ömer, bu uygulamayı, yılları 1, 2, 3... diye sıralanan ve Hicret ile başlayan yeni bir takvim sistemi hâline getirdi. O gün bu gündür de Müslümanlar "Hicrî", yani hicrete göre ayarlanmış yılları sayar oldular. Ayrıca sanırım Allah teâlâ bizlerin kozmosla olan ilişkimizi de ay'a bağlamış olabilir. Kutsal geceler ay takvimine göre olduğuna göre...

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Arama
  Ara
Etiket Bulutu
Blogsa Asp.NET C# Blog Franz Kafka Değişim Dönüşüm Kitap Adam Fawer Olasılıksız Sosyal İmleme Social Bookmarking RSS Besleme Feed Alternatif Feeder Yazar Roman Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar Şair Şiir Stephenie Meyer Göçebe Alacakaranlık Toprak Yeşerince Knut Hamsun Nobel Edebiyat Ödülü Ridley Pearson Beşikteki Flüt Stephen King Isaac Asimov Gül ve Haç Kardeşliği Aytunç Altındal Avrupa Birliği Takibat Arşiv Beyaz Diş Jack London Ay Vadisi Parıltı Yayıncılık Kitapyurdu Muazzez İlmiye Çığ Cahit Külebi Cengiz Aytmatov Muhtar Şahanov Kuz Başındaki Avcının Çığlığı Yüzyılların Kavşağında Sırdaşlık Kur`an, İncil ve Tevrat`ın Sumer`deki Kökeni Google Michael Jackson Facebook Mynet Yahoo Youtube Web Sitesi Web 2.0 Lev Nikolayeviç Tolstoy Savaş ve Barış John Steinbeck Gazap Üzümleri The Grapes of Wrath Tema Orange Grey Ernest Hemingway Yüzüklerin Efendisi J. R. R. Tolkien John Ronald Reuel Tolkien Ömer Seyfettin Bütün Hikâyeleri Doğan Kardeş Ansiklopedisi Sabah Akşam Üç Harf Yayınları Seyhan Müzik Musa da Böyle Buyurdu Sedat Memili Israel Potter Herman Melville Aforizmalar Mavi Oktav Defterleri Ayla Dikmen Anlamazdın Fikret Şeneş Issız Adam Çağan Irmak Leo Dan Kırmızı Başlıklı Kız Kırmızı Takkeli Kız Grimm Kardeşler Grimm Masalları Masal Varlık Yayınları Horozlu Saat Tavuklu Saat Serkisof Sri Lanka Limon Ağacı Sandy Tolan Bir Arap, Bir Yahudi ve Ortadoğu´nun Kalbi Elif Şafak Social Sharing Sosyal Paylaşım Tevrat Terörizm Pan Behçet Necatigil Victoria Rosa Printer Friendly Yazıcı Dostu Web Javascript Css Beyaz Balina Moby Dick Katip Bartleby Jorge Luis Borges Babil Kitaplığı Seyhan Kitap Wikipedia Biseksüel Bisexual writers Louis Aragon Hans Christian Andersen Simone de Beauvoir André Gide D.H. Lawrence Marquis de Sade Oscar Wilde Virginia Woolf Pastoral Senfoni Dar Kapı Billy Budd Jules Verne 80 Günde Devriâlem Kaptan Grant`ın Çocukları Robensonlar Mektebi Denizler Altında 20.000 Fersah Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap Aşk Dire Straits Mark Knopfler Tunnel of Love İlkel Efsaneler Adli Moran Unikornis Gulyabani Tupilek Serber Feniks Zümrüdüanka Simurg Saba Melikesi Belkıs Lilith Makeda Sweet Garden Kumral Ada Mavi Tuna Buket Uzuner Mabel Williams Dorothea Lange Bir Numaralı Evde Olanlar Rubyx Emeraldx Arkadaş Mihail Panait Istrati Yaşar Nabi Nayır Sünger Avcısı Neoneon Pelit Palamut Meşe Tanen Ağaç Dünya Nimeti Star Masumiyet Müzesi Korkma Ben Varım Rüzgâr Enerjisi Fotoğraf Photobucket Flickr Imageshack Deviantart Hakkı Devrim Halid Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu Hüseyin Rahmi Gürpınar Gönül Bir Yeldeğirmenidir Hurma Trabzon Hurması Osuruk Hurması Hamyenen Diospyros kaki Diospyros lotus Phoenix dactylifera Abanoz Diospyros ebenum Şubat Miladi Takvim Gregoryen Takvimi Jülyen Takvimi Güneş Takvimi Ay Takvimi Mehmet Akif Ersoy Hasbihâl Safahat Aksiyon 100 Türk Edebiyatçısı 100 Temel Eser MEB Eflatun Cem Güney Nasreddin Hoca Mona Lisa La Joconde Leonardo da Vinci Anthony Hopkins Elephant Man Fil Adam David Lynch Joseph Carey Merrick Anne Rice Pandora Vampirle Görüşme Garum Barnabas İncili Hürriyet Sfumato Kılıçlar Adası Wayne Thomas Batson William Wallace Cesur Yürek Braveheart
Blogsa 1.0 RC Fix
Free Open Source Blog Project
Tema Orange Grey D.Ok Tolga K.