Mevzubahis ben isem hemen her şey teferruâttır.
Bağlantılar
Dörtlük
Yıkılupdur bu cihan sanmaki bizde düzele
Devlet-i çerh-i denî verdi kamu müptezele
Şimdi ebvâb-ı saadetle gezen hep hezele
İşimiz kaldı hemân merhamet-i Lem Yezel'e.

Bu dörtlük, III. Selim öldürüldüğünde kaftanının cebinde bulunmuştur. Yazarı da III. Selim'in babası III. Mustafa'dır.

Trabzon Hurması - Diospyros kakiBıldır, geçen sene ya da bir sene önce manasında kullanılan bir kelime olup, bizim gibi İstanbullular pek bilmezler.

Atasözümüzün manası da "Önceden yediğin haltlar nedeni ile şimdi başın belada." olarak açıklanabilir. Orijinal şeklinin başlıkta yazdığı gibi olduğunu düşündüğüm atasözümüzün değişik versiyonları da mevcut. Bugün yenip de yarın tırmalayanlar, yazın yenip de kışın tırmalayanlar, dün yenip de bugün tırmalayanlar, akşam yenip de sabah tırmalayanlar gibi çeşitli zaman dilimleri için üretilmiş olan söylenişleri söz konusu. Hatta Türk Dil Kurumu'nun sitesindeki Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü'nde benim "kıçını" olarak ifade ettiğim bölümü adlı adınca belirtmişler. Uygun bir tanesini, uygun düşecek bir halde söylemek zevkli olur diye düşünüyorum.

Bu atasözü, hanımla yaşadığımız bir fikir teatisi esnasında aklıma geldi. Sokaklarda gördüğüm ağaçların, bitkilerin isimlerini ve haklarındaki bilgileri hanıma söylemek gibi bir alışkanlığım var. Bizim buralarda zebil gibi olan hurma ağaçlarını gösterdiğim zaman doğal olarak "Bu nasıl hurma? Benim bildiğim hurmalar küçük olur. Bunlar kocaman." şeklinde itirazlarda bulundu. Genellikle Ramazan'da oruç açmak maksadı aklımıza gelen küçük hurmalar ile bizim buralardaki koskoca hurmaların isimleri dışında her şeylerinin farklı olduğunu bilmek lazım.

Hurma - Phoenix dactyliferaÖnce Ramazan'da tüketmeyi alışkanlık haline getirdiğimiz hurmaya gelelim. Bu hurmanın ağacı bildiğiniz palmiye ağacının bir türüdür. Bilimsel ismi de Phoenix dactylifera'dır. İkinci resimdeki ağaçtır. Hemen herkesin yediği ve bildiği hurma budur. Sıcağı seven bir ağaçtır. Türkiye'de pek bulunmaz.

Bizim buralardaki kocaman hurmalar ise tamamen farklı bir türdür. İlk resimde görülebileceği üzere ne meyvesinin ne de ağacının palmiye ile alakası yoktur. Soğukta da gayet iyi yaşar. Trabzon Hurması olarak bilinir bazı yörelerde. Meyvesinin olmuşu domatese benzer. Jöle gibi, çok ballı bir yapısı vardır. Olmamışı ise yenilmez bir şeydir. Adamın boğazında kalır.

İşte bu noktada başka yerlerde bulamayacağınız bir bilgiyi veriyorum. Aklınızın bir köşesine yazın. Bu iri hurmaların "ham yenen" belki de "hamyenen" denilen bazıları vardır. Bu hamyenenler adından da anlaşılacağı üzere tam olarak olgunlaşmadan da tüketilebilir. Hamyenenlere normal bir hurma ağacında rastlanabileceği gibi, bazı hurma ağaçların bütün meyveleri hamyenen statüsündedir. Bütün meyveleri hamyenen olan bir ağaç bulduğumuzda iş kolay olur. Herhangi birini koparıp yiyebiliriz. Yine de meyveler yemyeşilken değil, hafif sararmışlarken yenilmelidir.

Trabzon Hurması - Diospyros kaki - HamyenenPeki normal bir hurma ağacında hamyenen meyveyi diğerlerinden nasıl ayırabiliriz? Bunun için hurmanın arka kısmına bakılır. Normal hurmalarda arka kısım birinci resimde görüldüğü gibi çukurdur. Hamyenenlerde ise bu kısım düz ya da dışa doğru bombeli bir haldedir. Bu durumu üçüncü resimde görebiliyoruz. Resimdeki hurmalar kesinlikle çekirdeklidir ve ham olarak yenirler. Hamyenenler ısırıldığında içinde kahverengi bazı oluşumlar görülecektir. Bu nedenle çikolatalı diye bir tabir de kullanılır.

Hamyenenlerin en önemli özelliği çekirdekli olmalarıdır. Ancak entersan bir şekilde her hamyenenin çekirdek sayısı aynı olmayabilir. Bir hamyenende ne kadar çok çekirdek olursa o kadar tatlı ve yenilebilirdir. Bu nedenle hamyenen olabilme şüphesiyle kopartılan hurmanın hemen arkasında büyükçe bir diş alınarak çekirdeği var mı yok mu bakılır. Çok sayıda çekirdek görülürse içi bir sevinç kaplar. Zira bir iki çekirdekli hamyenenlerin ancak çekirdeklerinin etrafları insanın boğazında kalmadan yenilebilir. Buna karşılık sekiz çekirdekli bir hamyenenin tadına doyum olmaz. Çocukken bulduğumuz hamyenenlerin çekirdek sayıları çeşitli diyaloglara da vesile olmuştur.

- Oğlum bak sekiz çekirdekli, çikolatalı buldum ben.

- Çok ballısın. Ben sabahtan beri anca üç çekirdekli bulabildim.

Neticede bu biraz da şans işidir. Hamyenen konusundaki bu detaylı bilgilendirmeyi ancak çocukluğunun büyük bir kısmı benim gibi hurma ağaçlarının tepesinde geçen biri yapabilir.

Bu domates gibi olan hurmanın bilimsel ismi Diospyros kaki olup Çin kökenli bir meyvedir. Ancak dediğim gibi bizim buralarda zebil gibidir. O kadar çoktur ki kafamı pencerelerden herhangi birinden çıkarıp etrafa baktığım zaman mutlaka bir hurma ağacı görebilirim.

Osuruk Hurması - Diosspyros lotusHurma diye adlandırılan bir başka tür daha vardır. Halamların eski evinin hemen yanında tanıdığım, şu anda oturduğum evin yolunda da bir tane olan ve halamın bana Osuruk Hurması diye söylediği hurmadır bu. Bu meyve yukarıda detaylı olarak anlatılan Trabzon Hurması'nın ya da Kaki'nin benzeridir. Ancak meyveleri çok küçüktür. Bütün meyvelerinin içinden çok sayıda çekirdek çıkar. Tat olarak oldukça buruktur. Bence hamyenen daha iyidir. Bilimsel adının Diospyros lotus olduğunu düşünüyorum. İnternette ona en benzeyen Diospyros türü Diospyros lotus çünkü. Bu hurma da dördüncü resimde incelenebilir. Bildiğim kadarı ile Trabzon Hurması'nı aşılamak için de kullanılmaktadır.

Bu meyveler ile ilgili bir bilgi daha. Bunlar herkesin Abanoz olarak bildiği ve odunu mobilyacılıkta çok kıymetli olan ağaç ile aynı cinstendir. Abanoz'un bilimsel adı da Diospyros ebenum'dur.

Son söz olarak, hangi hurma neden kıçımızı tırmalamaktadır bilemiyorum ama daha önce hamyenen yememiş biri bence denemelidir diyorum.


Favorilere Ekle. Delicious'a Ekle. Digg This. Facebook'ta Paylas. Google Favorilere Ekle Reddit Yahoo Favorilere Ekle Stumble It. Nedir?

Yazan: Tolga
Kategoriler: Tabiat
Tolga K. 1/2/2010 3:33 PM
Eyvallah. :) 12 çekirdek deyip de milletin iştahını köreltmeyelim. :)
Fırat K. 1/2/2010 1:24 PM
- Oğlum bak sekiz çekirdekli, çikolatalı buldum ben. - Çok ballısın. Ben sabahtan beri anca üç çekirdekli bulabildim. Diyaloguna birebir tanıklık etmiş biri olarak, çok nadiren 12 çekirdekli ham yenen bulduğumuzu hafızalarda tazelemek isterim.
Uğur Mustafa Dinç 12/27/2009 7:23 PM
Friendfeed'de de yazdığım gibi, site aynen devam edecek inşallah. Yalnız, bazı eski yazılarımı final dönemimden sonra gözden geçirmek istiyorum. Selametle kalınız.
Uğur Dinç 12/26/2009 7:04 PM
Onları tekrar düzenleyip Cemaat.com'a gönderirim ara ara inşallah. Hepsini değil, ama daha iyice olanlarını.
Tolga K. 12/26/2009 5:36 PM
İçindeki yazılara ne olacak? Onlar dursa idi bari.
Uğur Dinç 12/26/2009 1:14 PM
Tolga Bey, ben vaziyeti tekrar düşündüm. Blogculuğu iyicene bırakmaya karar verdim. Sitede artık hiçbir şey olmadığı için, lütfen bizim sitenin linkini de kaldırıverin, boşuna durmasın orada artık. Selametle kalınız.
Uğur M. Dinç 12/26/2009 4:05 AM
Evet, o kısım benim de dikkatimi çekmişti. Tolga Bey de böyle zengin mi acaba demiştim kendime açıkçası. :D Bu arada, bu gece turizm işletmeciliği okuyan bir arkadaş bana siteyi günde 500 hit alır bir hâle getirme sözü verdi. Ayrıca kendisi ve birkaç arkadaşının da yazacağı sözünü verdi. O yüzden siteyi sıfırladık. Dinî temalar biraz daha arka planda kalacak, çünkü sanırım arkadaşım şunu söylemekte haklı ki internet kullanan insanlarda din hususunda derin önyargılar var, ayrıca beni tanımayan adamlar önyargısız bile olsalar, din konusunda yazdıklarıma güvenmeyebilirler. Kendime güvendirmemin yolu da daha kapsamlı kaynak gösterimi olmalı. Yazılarımı buna göre gözden geçireceğim inşâallah. Verilen sözler tutulursa da, tek başıma yazmayacağım için, iyi araştırılmamış ve üslubu da güzel olmamış acele işi yazıları koymak zorunda kalmayacağım siteye.
Tolga K. 12/26/2009 1:31 AM
Artık birkaç küçük bostan kaldı tarım yapılan. Meyve ağaçları da pek yok. Buna rağmen oldukça ağaçlık ve yeşillik bir yer hâlâ. Zenginlerin yaşadığı yer olarak belirtmişler orada ama biraz mübalağa etmişler. Zenginler de yaşıyor ama bizim gibi normal insanlar da fazlasıyla var burada. :)
Uğur Mustafa Râvî 12/25/2009 3:14 PM
Ben de sitenizi ekledim şimdi. ... Çengelköy hakkında da Vikipedi maddesini okudum. Benim okuduğum sıradaki son paragrafı kim yazmışsa coşmuş hakikaten. Dünyanın en güzel semtinde çekilmiş, en güzel dizi olan vs. Süper Baba filan diye döktürmüş. :) Çengelköy'ün salatalığından ve diğer meyve ağaçlarından bahsediyor Vikipedi, ama geçmiş zaman kipi (di) kullanarak. Artık yok mu o güzellikler? Neden böyle yazmışlar? Oysa ben sizin yazdıklarınızdan hâlâ aynı ağaçların etrafta bulunduğu intibaını alıyorum.
Uğur Mustafa Râvî 12/24/2009 11:38 PM
Çok sağ olun. Ben yazıları elle koymaya karar vermiştim. O yüzden bilerek sitenin feed'ini koymamıştım doğrudan. Sonradan ayrı ayrı bağlantı vermeyi de unutmuşum. Görüşmek üzere.
Tolga 12/24/2009 10:41 PM
Bir de friendfeed'e sitenizin Rss beslemesini eklememişsiniz. O nedenle son birkaç yazıyı yeni gördüm. Oraya eklemek insanların görebilmesi açısından iyi oluyor. Yine de siz bilirsiniz tabii.
Tolga K. 12/24/2009 10:35 PM
Bizim burası derken İstanbul/Çengelköy'den bahsediyorum zaten. Doğduğumdan beri buralarda otururum ama belki emekli falan olabilirsem ölmeden, bir Anadolu kasabasına geçebilirim son demlerimde. :) Bağlantılara eklemenizde soru yok. Hatta ben sizin siteyi şimdi ekliyorum. Kolay gelsin.
Uğur Mustafa Râvî 12/24/2009 3:44 PM
Çok ilginç ve güzel bilgilerdi bunlar. Annem bu hurmadan ben küçükken alırdı, biz İstanbuldayken. Ben de tanımıyorum ya, komplocu zihniyet işte, bu zararlı bi şey olmasın diye düşünüyordum. :)) Ülen bu et değil, bir şey değil, Allah'ın yarattığı güzelim meyve işte. :) O zamanlar da mı bu genetiği değiştirilmiş organimzma muhabbetleri vardı, yoksa ben gelecekteki tartışmaları mı öngördüm, bilmem artık. ... Siz de mi İstanbul'dan memlekete dönenlerdensiniz? Nerelisiniz, nerede oturuyorsunuz? ... Sizin siteyi bizim sitedeki bağlantılara ekleyeyim mi? Ama dikkat edin, bizim sitede bilhassa benim ne tür şeyler yazdığıma. Böyle siyasî mesajlarla dolu bir siteden bağlantı almak istiyorsanız, ona göre bağlantıyı koyayım.

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Arama
  Ara
Etiket Bulutu
Blogsa Asp.NET C# Blog Franz Kafka Değişim Dönüşüm Kitap Adam Fawer Olasılıksız Sosyal İmleme Social Bookmarking RSS Besleme Feed Alternatif Feeder Yazar Roman Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar Şair Şiir Stephenie Meyer Göçebe Alacakaranlık Toprak Yeşerince Knut Hamsun Nobel Edebiyat Ödülü Ridley Pearson Beşikteki Flüt Stephen King Isaac Asimov Gül ve Haç Kardeşliği Aytunç Altındal Avrupa Birliği Takibat Arşiv Beyaz Diş Jack London Ay Vadisi Parıltı Yayıncılık Kitapyurdu Muazzez İlmiye Çığ Cahit Külebi Cengiz Aytmatov Muhtar Şahanov Kuz Başındaki Avcının Çığlığı Yüzyılların Kavşağında Sırdaşlık Kur`an, İncil ve Tevrat`ın Sumer`deki Kökeni Google Michael Jackson Facebook Mynet Yahoo Youtube Web Sitesi Web 2.0 Lev Nikolayeviç Tolstoy Savaş ve Barış John Steinbeck Gazap Üzümleri The Grapes of Wrath Tema Orange Grey Ernest Hemingway Yüzüklerin Efendisi J. R. R. Tolkien John Ronald Reuel Tolkien Ömer Seyfettin Bütün Hikâyeleri Doğan Kardeş Ansiklopedisi Sabah Akşam Üç Harf Yayınları Seyhan Müzik Musa da Böyle Buyurdu Sedat Memili Israel Potter Herman Melville Aforizmalar Mavi Oktav Defterleri Ayla Dikmen Anlamazdın Fikret Şeneş Issız Adam Çağan Irmak Leo Dan Kırmızı Başlıklı Kız Kırmızı Takkeli Kız Grimm Kardeşler Grimm Masalları Masal Varlık Yayınları Horozlu Saat Tavuklu Saat Serkisof Sri Lanka Limon Ağacı Sandy Tolan Bir Arap, Bir Yahudi ve Ortadoğu´nun Kalbi Elif Şafak Social Sharing Sosyal Paylaşım Tevrat Terörizm Pan Behçet Necatigil Victoria Rosa Printer Friendly Yazıcı Dostu Web Javascript Css Beyaz Balina Moby Dick Katip Bartleby Jorge Luis Borges Babil Kitaplığı Seyhan Kitap Wikipedia Biseksüel Bisexual writers Louis Aragon Hans Christian Andersen Simone de Beauvoir André Gide D.H. Lawrence Marquis de Sade Oscar Wilde Virginia Woolf Pastoral Senfoni Dar Kapı Billy Budd Jules Verne 80 Günde Devriâlem Kaptan Grant`ın Çocukları Robensonlar Mektebi Denizler Altında 20.000 Fersah Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap Aşk Dire Straits Mark Knopfler Tunnel of Love İlkel Efsaneler Adli Moran Unikornis Gulyabani Tupilek Serber Feniks Zümrüdüanka Simurg Saba Melikesi Belkıs Lilith Makeda Sweet Garden Kumral Ada Mavi Tuna Buket Uzuner Mabel Williams Dorothea Lange Bir Numaralı Evde Olanlar Rubyx Emeraldx Arkadaş Mihail Panait Istrati Yaşar Nabi Nayır Sünger Avcısı Neoneon Pelit Palamut Meşe Tanen Ağaç Dünya Nimeti Star Masumiyet Müzesi Korkma Ben Varım Rüzgâr Enerjisi Fotoğraf Photobucket Flickr Imageshack Deviantart Hakkı Devrim Halid Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu Hüseyin Rahmi Gürpınar Gönül Bir Yeldeğirmenidir Hurma Trabzon Hurması Osuruk Hurması Hamyenen Diospyros kaki Diospyros lotus Phoenix dactylifera Abanoz Diospyros ebenum Şubat Miladi Takvim Gregoryen Takvimi Jülyen Takvimi Güneş Takvimi Ay Takvimi Mehmet Akif Ersoy Hasbihâl Safahat Aksiyon 100 Türk Edebiyatçısı 100 Temel Eser MEB Eflatun Cem Güney Nasreddin Hoca Mona Lisa La Joconde Leonardo da Vinci Anthony Hopkins Elephant Man Fil Adam David Lynch Joseph Carey Merrick Anne Rice Pandora Vampirle Görüşme Garum Barnabas İncili Hürriyet Sfumato Kılıçlar Adası Wayne Thomas Batson William Wallace Cesur Yürek Braveheart
Blogsa 1.0 RC Fix
Free Open Source Blog Project
Tema Orange Grey D.Ok Tolga K.