Mevzubahis ben isem hemen her şey teferruâttır.
Bağlantılar
Dörtlük
Yıkılupdur bu cihan sanmaki bizde düzele
Devlet-i çerh-i denî verdi kamu müptezele
Şimdi ebvâb-ı saadetle gezen hep hezele
İşimiz kaldı hemân merhamet-i Lem Yezel'e.

Bu dörtlük, III. Selim öldürüldüğünde kaftanının cebinde bulunmuştur. Yazarı da III. Selim'in babası III. Mustafa'dır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Gönül Bir YeldeğirmenidirBirkaç gün önce gazetede okudum. Özetle Hakkı Devrim, Halid Ziya Uşaklıgil için züppe tanımlamasını yapmış.

Olay şu şekilde gelişmiş. Bir televizyon programında Aşk-ı Memnu dizisinden konu açılmış ve "Bu tarz bir aile Türkiye'de var mı?" sorusu ortaya atılmış. Bu sırada Hakkı Devrim araya girerek "Bu iş benim işim." demiş ve başlamış.

"Halit Ziya Uşaklıgil züppenin önde gidenidir. O hadiselerin hepsi 1910'da cereyan etti. 1910'da öyle bir Türk ailesi olma ihtimali var mı Allah rızası için?"

Şu cümlenin sonundaki "Allah rızası için?" kısmını tıpkı reklamlarda söylediği "Allahınızı severseniz." ve "Doğrusunu isterseniz." kısımları gibi sesi kısılarak söylediğini düşünüyorum.

Devam etmiş Hakkı Devrim.

"Bu çok beğendiğiniz romancınız monşerin önde gidenidir ve ailesini de perişan etmiştir. Çocuklarını, oğullarını ben iyi biliyorum."

Sonrasında züppenin tanımını yapmasını istemiş sunucu Hakkı Devrim'den. Yapmış tabii.

"Yani benim için züppenin bir numaralı özelliği kendi çevresine mensubiyetten adeta utanması, kendini bir başka çevreye ait göstermesidir. Tamamen var orada."

demiş. Son olarak da:

"Hüseyin Rahmi Gürpınar değildir. O dürüstlük o gerçeklik yoktur. Hep böyle birşey anlatılır."

demiş. Sonra da konu kapanmış.

Bu monologlardan anladığım kadarı ile züppelik, konusu itibari ile Türk aile yapısına uygun olmadığı düşünülen Aşk-ı Memnu'yu yazabilmenin bir ön koşuludur. Halid Ziya Uşaklıgil bir züppe olmasa imiş Aşk-ı Memnu'yu da yazmazmış ya da yazamazmış.

Bir de şu Türk aile yapısı kavramı vardır ki gerçeği ne derecede yansıtır ayrı bir tartışma konusu. Bir iki kelam edecek olursak, bahsedilen kavram, özlenen, istenen Türk aile yapısıdır. Yoksa Türk aile yapısı, en azından bazı kesimlerde bize dayatılan özelliklerini kaybedeli çok oldu.

Son olarak Hakkı Devrim'in son cümlesine değinelim. Yanlış anlamamışsam, "Hüseyin Rahmi Gürpınar züppe değildir." anlamına geliyor o cümle. Ancak bu küçük sohbet içerisinde züppelik göstergesi olarak sadece, "Aşk-ı Memnu'da olduğu üzere Türk aile yapısına uygun olmayan bir yaşam tarzını yansıtmak" tanımlamasını alabildik. Oysa ki ben zamanında bir Hüseyin Rahmi Gürpınar eseri okumuştum Gönül Bir Yeldeğirmenidir adında. Orada iki aile arasındaki gerçekleşen adeta bir eş değiştirme durumu anlatılıyordu ki en az Aşk-ı Memnu'nun konusu kadar "Türk aile yapısına uygun değil." yaftasını haketmektedir.

Bu durumda Hüseyin Rahmi Gürpınar neden züppe değildir de Halid Ziya Uşaklıgil züppedir? Hakkı Devrim'in dediğine bakacak olursa Halid Ziya Uşaklıgil çoluk çocuğunu perişan etmiştir. Hüseyin Rahmi Gürpınar hiç evlenmediği gibi çocuğu da yoktur bildiğim kadarı ile. Sırf bu nedenle züppe tanımlamasından kurtulmuş olabilir mi acaba?

Bu tarz ince mevzular televizyonda laf arasında tartışılırsa görüldüğü gibi bir sonuç çıkmıyor. Halbuki Hakkı Devrim bu konu ile ilgili yazı kaleme alsa da gazetesinde yayınlasa, herkes işin iç yüzünü öğrenirdi.


Favorilere Ekle. Delicious'a Ekle. Digg This. Facebook'ta Paylas. Google Favorilere Ekle Reddit Yahoo Favorilere Ekle Stumble It. Nedir?

Yazan: Tolga
Kategoriler: Kitap Medya
Tolga K. 12/22/2009 9:42 AM
Gerçekte benden ve arkadaşınızdan yüzyıllarca evvel Konfiçyus söylemiş o cümleyi. Yaş ilerledikçe görmüş geçirmişlik sıfatı daha çok üzerimize oturuyor. İnsanın naturasının da önemi çok. Gençken kimi şeylerin farkına varmak zor. Delikanlı tabirindeki "deli" boş yere koyulmamış oraya. :)
Uğur Mustafa Râvî 12/21/2009 5:39 PM
"Zaman her şeyin ilacıdır". Biliyor musunuz, aynı konuda bir kişi daha bana bunu söylemişti. Amerikalı zencî bir sonradan mühtedî-Müslüman abim; onunla FaceBook vasıtasıyla tanışıp dost oldum. Demişti ki üniversiteler ABD'de de aynı sekülerleştirici ve her türlü ahlâkî yönden azgınlaştırıcı tesire sahipler, hatta sanki üniversitelerin dünya çapında böyle bir misyonları var. Ama sizin söylediğinize benzeyen, "pekçoğu zamanla akıllanırlar muhtemelen" benzeri bir sözü o da söylemişti. Yaşı da sizinkine yakındır, 37 gibi bir şey diye hatırlıyorum. Demek ki muhtemelen birkaç seneye kalmaz sizleri daha iyi anlayacağım. :))
Tolga K. 12/20/2009 11:41 PM
Bir yanlış anlama olduğunun farkında idim. O nedenle sözlerinizi üzerime alınmadım. Problem yok. :) Bahsettiğiniz gençliğin bir kısmı o şekilde yetişmişler, bir kısmı da o şekilde yetişmişleri taklit edenler. Taklit edenlerin kurtulma olasılığı üniversiteden sonraki çevrelerine bağlı olmakla beraber diğer gruba nazaran daha yüksek. Diğerleri için umudum fazla değil ama ben üniversitede fikri uğruna ölenleri de gördüm, üniversiteden sonraki yaşamında kapitalist çarkın içinde fikirlerini yutanları da. Hayatın insana neler getireceğini önceden kestiremiyoruz. Zaman her şeyin en iyi ilacıdır.
Uğur Mustafa Dinç-i Râvî 12/20/2009 5:50 PM
Maşallah, darısı bu çulsuz bekârın da başına. :D Bu arada, 2000'li yılların sekülerleşmiş gençliği derken sizin gibi insanları kastetmedim. Öyle düşünmemiştiniz zaten değil mi? Benim yazılardan da görmüşsünüzdür, bizim üniversitede felan okuyup beni gıcık üzre gıcık eden kompleksli ve terbiyesiz ve de bencil tiplerin kimler olduğunu. Daha doğrusu oralarda bahsettiklerim bu tiplerin bir kısmı sadece. Neyse yahu, üzerinde çok durmaya değmez. Allah onlara da bana da her türlü gafletten uyanmayı nasip eylesin.
Tolga K. 12/19/2009 8:18 PM
Orada bir yanlış anlaşılma olmuş sanıyorum. Yorumunuz sayesinde bunu da açıklamak fırsatını kullanayım. "Bir iki kelam edecek olursak, bahsedilen kavram, özlenen, istenen Türk aile yapısıdır." derken zaten kendi özlediğim ve istediğim aile yapısını belirtmek istemiştim. "Yoksa Türk aile yapısı, en azından bazı kesimlerde bize dayatılan özelliklerini kaybedeli çok oldu." cümlesi kendimi yanlış ifade etmeme neden olmuş herhalde. Dayatılan demekle, "herkesin söylediği ama en azından belli bir kesim için öyle olmadığını düşündüğüm" demek istemiştim. Yani herkes Türk aile yapısı diye bir tanımlama yapıyor ama bu tanımlama belli bir kesimi yansıtmıyor anlamında söyledim. Dayatılan yerine başka bir kelime kullanmak gerekli imiş. Onu da anlamış oldum. :) Bu arada ben 35 yaşındayım tam da dediğiniz üzere. Özlediğim ve istediğim bir aile yapısına da sahibim Allah'a şükür. O hususta bir problem yok. :) Selamlar.
Uğur Mustafa Râvî 12/19/2009 4:07 PM
:S Siz mazbut aile yapısına karşı mısınız yahu? Yazınızdan ben öyle bir sonuç çıkardım; ama ben sizi öyle tanımazdım. :S Bazı çevreler bize mazbut aile yapısını dayatmaya çalışıyormuş, ama bu aile yapısı sadece o bazılarının istediği bir özlemmiş diye anladım. Yani en azından bunu kastetmiş olmanızın "muhtemel" olduğu kanaatine vardım. Yanlış anladıysam affedin. :S ... Bence o mazbut aile yapısı hakikaten hâkimdir Türk toplumunda. Yalnız 2000'li yılların sekülerleşmiş ve/veya sekülerleştirilmiş üniversite gençliği 35 yaşlarına gelip nihayet ve belki evlendiklerinde, onların pek çoğu kesinlikle Aşk-ı Memnu hayat tarzını tatbik edecekler, ama o ayrı mesele. Halihazırı konuşacak olursak, bir veya iki onyıla kadar çatırdayacak olmanın sinyallerini veren halihazırdaki aile yapımız, gerçekten de, elbette her zaman ve her toplumda var olan istisnalarla beraber, hâkim olarak hakikaten Aşk-ı Memnu hayat tarzının kıyısından ve köşesinden geçemeyecek derecede mazbut. Ama tabii ben o romancılarımız ve de TV'cilerimiz gibi Türkiye'nin en varlıklı ve Batılılaşmış kesimleri içinde yaşamadığım için, o kesimler hakkında yorum yapamam ve bilgi veremem. Amma ve lâkin, şu da kesin gibi görünmekte ki benim tanıdığım aile yapısı, Aşk-ı Memnu-vârî/züppe/varlıklı ve Batıcıl aile yapısından en az yüz kat daha yaygındır Türkiye'de ve bu yüzden de kural olan, mazbut aile yapısı olsa gerektir. ... Saygılar, selamlar.

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Arama
  Ara
Etiket Bulutu
Blogsa Asp.NET C# Blog Franz Kafka Değişim Dönüşüm Kitap Adam Fawer Olasılıksız Sosyal İmleme Social Bookmarking RSS Besleme Feed Alternatif Feeder Yazar Roman Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar Şair Şiir Stephenie Meyer Göçebe Alacakaranlık Toprak Yeşerince Knut Hamsun Nobel Edebiyat Ödülü Ridley Pearson Beşikteki Flüt Stephen King Isaac Asimov Gül ve Haç Kardeşliği Aytunç Altındal Avrupa Birliği Takibat Arşiv Beyaz Diş Jack London Ay Vadisi Parıltı Yayıncılık Kitapyurdu Muazzez İlmiye Çığ Cahit Külebi Cengiz Aytmatov Muhtar Şahanov Kuz Başındaki Avcının Çığlığı Yüzyılların Kavşağında Sırdaşlık Kur`an, İncil ve Tevrat`ın Sumer`deki Kökeni Google Michael Jackson Facebook Mynet Yahoo Youtube Web Sitesi Web 2.0 Lev Nikolayeviç Tolstoy Savaş ve Barış John Steinbeck Gazap Üzümleri The Grapes of Wrath Tema Orange Grey Ernest Hemingway Yüzüklerin Efendisi J. R. R. Tolkien John Ronald Reuel Tolkien Ömer Seyfettin Bütün Hikâyeleri Doğan Kardeş Ansiklopedisi Sabah Akşam Üç Harf Yayınları Seyhan Müzik Musa da Böyle Buyurdu Sedat Memili Israel Potter Herman Melville Aforizmalar Mavi Oktav Defterleri Ayla Dikmen Anlamazdın Fikret Şeneş Issız Adam Çağan Irmak Leo Dan Kırmızı Başlıklı Kız Kırmızı Takkeli Kız Grimm Kardeşler Grimm Masalları Masal Varlık Yayınları Horozlu Saat Tavuklu Saat Serkisof Sri Lanka Limon Ağacı Sandy Tolan Bir Arap, Bir Yahudi ve Ortadoğu´nun Kalbi Elif Şafak Social Sharing Sosyal Paylaşım Tevrat Terörizm Pan Behçet Necatigil Victoria Rosa Printer Friendly Yazıcı Dostu Web Javascript Css Beyaz Balina Moby Dick Katip Bartleby Jorge Luis Borges Babil Kitaplığı Seyhan Kitap Wikipedia Biseksüel Bisexual writers Louis Aragon Hans Christian Andersen Simone de Beauvoir André Gide D.H. Lawrence Marquis de Sade Oscar Wilde Virginia Woolf Pastoral Senfoni Dar Kapı Billy Budd Jules Verne 80 Günde Devriâlem Kaptan Grant`ın Çocukları Robensonlar Mektebi Denizler Altında 20.000 Fersah Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap Aşk Dire Straits Mark Knopfler Tunnel of Love İlkel Efsaneler Adli Moran Unikornis Gulyabani Tupilek Serber Feniks Zümrüdüanka Simurg Saba Melikesi Belkıs Lilith Makeda Sweet Garden Kumral Ada Mavi Tuna Buket Uzuner Mabel Williams Dorothea Lange Bir Numaralı Evde Olanlar Rubyx Emeraldx Arkadaş Mihail Panait Istrati Yaşar Nabi Nayır Sünger Avcısı Neoneon Pelit Palamut Meşe Tanen Ağaç Dünya Nimeti Star Masumiyet Müzesi Korkma Ben Varım Rüzgâr Enerjisi Fotoğraf Photobucket Flickr Imageshack Deviantart Hakkı Devrim Halid Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu Hüseyin Rahmi Gürpınar Gönül Bir Yeldeğirmenidir Hurma Trabzon Hurması Osuruk Hurması Hamyenen Diospyros kaki Diospyros lotus Phoenix dactylifera Abanoz Diospyros ebenum Şubat Miladi Takvim Gregoryen Takvimi Jülyen Takvimi Güneş Takvimi Ay Takvimi Mehmet Akif Ersoy Hasbihâl Safahat Aksiyon 100 Türk Edebiyatçısı 100 Temel Eser MEB Eflatun Cem Güney Nasreddin Hoca Mona Lisa La Joconde Leonardo da Vinci Anthony Hopkins Elephant Man Fil Adam David Lynch Joseph Carey Merrick Anne Rice Pandora Vampirle Görüşme Garum Barnabas İncili Hürriyet Sfumato Kılıçlar Adası Wayne Thomas Batson William Wallace Cesur Yürek Braveheart
Blogsa 1.0 RC Fix
Free Open Source Blog Project
Tema Orange Grey D.Ok Tolga K.