Çok ünlü ve beğenilen bir kitap bu Göçebe. Tabi bu ününde yazarının payı bir hayli fazla. Stephenie Meyer kültleşme yolunda ilerleyen Alacakaranlık Serisi'nin de yazarı çünkü. Duyduğuma göre Göçebe'yi Alacakaranlık Serisi'nin arasına sıkıştırmış. Gerçi 680 civarı sayfasıyla pek sıkıştırma bir kitap gibi durmuyor.
İlk duyduğumda Knut Hamsun'un Göçebe'si aklıma geldi. İsim aynı olunca da en azında bir süre Göçebe denildiğinde Stephenie Meyer'in Göçebe'sinin akla gelecek olmasından rahatsızlık duydum. Kitapları birbirleri ile kıyaslamak doğru bir yaklaşım değildir. Hele biri günümüzde diğeri 1920'lerde yazılmışsa. Ama bana "Sence hangi Göçebe?" diye sorulsa, "Knut Hamsun'un Göçebe'si." derdim.
Dediklerim yanlış anlaşılmasın düşüncesi ile bir açıklama yapmak zaruri oldu. Stephenie Meyer'in Göçebe'sini beğenmediğim sanılmasın. Bilakis oldukça beğendim. Fakat Knut Hamsun'un Göçebe'sini benim dışımda Nobel Komitesi de beğenmiş olacak ki 1920'de "For his monumental work, Growth of the Soil." (Göçebe adlı anıtsal çalışması nedeniyle.) açıklaması ile Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış. Türkçe'ye Behçet Necatigil tarafından çevrilen eserin ismi Göçebe olarak belirlenmiş. Sanıyorum bir de Toprak Yeşerince diye çevrilen bir versiyonu var. Knut Hamsun ve onun Göçebe'sinden başka bir zaman bahseceğim.
(Dikkat! Üst paragrafta bir bilgi yanlışı vardır. Doğrusunu öğrenmek isterseniz tıklayınız. "Öğrenip ne yapacağım?" diyorsanız, bu siteyi terk ediniz. Size yaramaz burası.)
Stephenie Meyer'in Göçebe'si bir tür bilim kurgu denilebilir. Klasik bilim kurgular ile alakası olmadığını baştan söylemek gerekir.
Kısaca şu şekilde cereyan eder olaylar. Dünya bir tür parazit yaşam süren uzaylılarca işgal edilmiştir. Bu parazitler insanın ensesinden yerleştiriliyorlar ve bir süre sonra yerleştirildiği insanın (kitapta sahibi olarak geçiyor.) herşeyine hakim oluyor. Düşüncelerine, anılarına, hareketlerine... Bu parazitlerin içinde herhangi bir kötülük yok. Hepsi son derece barışcıl ve iyi niyetli yaratıklar. Zaten çelişki de burada. Bu kadar iyi niyetliler ama insanoğlunun kendisine sahip olmasını engelliyorlar insanların ve insanlığın kötü olduğu gerçeğinden yola çıkarak. Bu parazitlerden korunmayı başarmış insanlar da mevcut. Gizli bir şekilde yaşıyorlar. Olaylar da bu saklanan insanlar etrafında geçiyor. Bir de parazit yaratık var başrolde. Göçebe onun adı zaten. Ana konu böyle fakat kitapta insan ile insan, insan ile parazit aşkı, çift kişilikliliğin değişik bir formu, insanoğlunun ruhsal yapısı gibi bir çok yardımcı unsur mevcut.
Kitabın arkasında Beşikteki Flüt'ün yazarı Ridley Pearson'un Göçebe için yaptığı yorum var. Ridley Pearson, Stephenie Meyer için; "Kahramanlarını ve hikâyesini Stephen King ve Isaac Asimov karışımı bir usta gibi harmanlamış." diyor ama en azından Isaac Asimov'a ayıp olmuş diyeceğim ben de.
Öyle de olsa Göçebe, okurken keyif alınmasının yanında özellikle insanoğlu'nun kimi yaratılış özelliklerini sorgulamak ve bunlar hakkında düşünmek için iyi bir fırsat. Okunursa iyi olur yani.